kaynastirma1.jpgZihinsel yetersizliği olan birey; zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki sınırlılık nedeniyle temel akademik, günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine yoğun şekilde ihtiyaç duyan bireydir.

Öğrenmenin gerçekleşmesinde geçirilen basamaklara bakıldığında, bu çocuklar ile yaşıtları olan diğer çocukların farklı basamaklardan geçmediği görülmektedir. Ancak, bu çocukların, bu basamaklardan geçmeleri daha yavaş olmaktadır. Öğrenme süreci dikkate alındığında, öğrenme yetersizliği olan çocukların dikkat, bellekte tutma, hatırlama vb. konularda bazı problemleri olduğu görülmektedir. Bu çocukların dikkatlerinin kısa süreli ve dağınık olduğu, herhangi bir uyarana karşı dikkatlerini yoğunlaştırmada ya da sürdürmede daha fazla deneme ve zamana ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Öğrenilen bilgilerin bellekte tutulmasında da bazı problemleri görülmektedir. Özellikle kısa süreli bellekteki bilgileri uzun süreli belleğe aktarmada zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

Kısa süreli bellekteki bu zorlukların temelinde ise uygun öğrenme ya da transfer yöntemlerini kullanmada gösterdikleri yetersizlikler yer almaktadır. Yaşıtlarının kendiliğinden ya da gözleyerek öğrendiklerini bu çocuklar, çoğu kez özel bir öğretimden geçmeden öğrenememektedirler.

Zihinsel yetersizliği olan bireyler için çeşitli öğretim yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemlerden de yararlanarak uygun öğretim yöntemlerinin seçilmesi, başarısızlık duygusunu yaşamayacakları ya da en az yaşayacakları ortamların hazırlanması, başarılı olma girişimlerinin desteklenmesi ve pekiştirilmesi, yeteneklerine ilişkin güvenlerinin artırılması, güdülenmelerinin yeterli ölçüde sağlanması gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Böylece, bu çocukların gerçekte başarabilecekleri düzeye ulaşmaları da sağlanmış olacaktır.

Kavramları ve becerileri kazanmak için daha fazla alıştırma ve uygulama yapmaya fırsat verilmeli; daha fazla zaman ve daha çeşitli öğrenme deneyimleri sağlayacak ortamlar oluşturulmalıdır.

Teknoloji ve tasarım dersinin öğretiminde “basitten karmaşığa, somuttan soyuta” doğru bir yol izlenmelidir. Etkinliklerde birbirinin ön koşulu olan basamaklarda bir önceki basamak ele alınmadan bir sonraki basamağa geçilmemesine özen gösterilmelidir. Öğrenme ve öğretme ortamında sunulacak olguların yakın çevresinden ve gerçek yaşamdan seçilmesine dikkat edilmelidir.

Güvenli ve ilgi çekici bir araştırma ve etkinlik ortamı hazırlanarak bazı şeyleri öğrencilerin kendi başına ya da yardımlarla tekrar tekrar yapmaları desteklenmelidir. Öğrencilerin etkinliklerde kullanacakları araç gereçlerin basit olmasına ve bu araç gereçlerin kullanımına özen gösterilmesi üzerinde durulmalıdır.

Kazanımlar ve etkinlikler gerektiğinde daha küçük adımlarla gerçekleştirilecek şekilde öğrenme ve öğretme süreçlerine dönüştürülmelidir.

Program esas alınarak her çocuk için bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanmalı ve öğretmen, bireysel öğretim planını, BEP geliştirme biriminin hazırladığı bireysel eğitim planı çerçevesinde oluşturmalıdır. Bireyselleştirilmiş eğitim programı, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin gelişim özellikleri, eğitim performansları ve ihtiyaçları doğrultusunda hedeflenen amaçlara yönelik hazırlanan ve bu bireylere verilecek destek eğitim hizmetlerini de içeren özel eğitim programıdır. Bireysel eğitim programının hazırlanması ve programın başarının takip edilerek gerekli düzenlemelerin yapılması için; okulda BEP geliştirme birimi oluşturulmalıdır. Öğretmen, bireysel öğretim planını (BÖP), BEP geliştirme biriminin hazırladığı bireysel eğitim planı çerçevesinde hazırlamalıdır.

İşitme engelli çocukların eğitim ve öğretiminde mümkün olduğunca görsel araçlarla desteklenmesi, eğitim ortamlarının düzenlenmesi ve akran etkileşimine imkân sağlanması oldukça etkilidir. Ayrıca yaşayarak öğrenmenin, öğrenilenlerin kalıcılığındaki önemi düşünüldüğünde, uygulamaya dayalı aktif öğrenmenin işitme engelli çocukların eğitimindeki önemi oldukça dikkat çekicidir.

Eğitim ortamının uygun olarak düzenlenmesi işitme engelli çocuğun öğretim sürecini olumlu yönde etkileyecektir.

Öğrencinin işitme cihazı, ısıtma ve havalandırma sistemlerinin sesleri, eşya taşıma, sandalye ve sıra gıcırtısı, dışarıdan gelen trafik gürültüsü gibi arka plândaki sesler dahil tüm sesleri yükseltir. Bu durum öğrencinin dikkatini dağıtarak sesleri ayırt etmesini güçleştirebilir. Eğitim ve öğretimin etkili bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için sınıf yalıtımının yapılmış olması önemlidir. Bunun için;

§ Zeminin halı ile kaplanması,

§ Zemin halı ile kaplanamıyorsa, masa ve sandalyelerin ayaklarının sesi önleyici herhangi bir malzeme ile kaplanması,

§ Duvarların strafor ya da başka bir malzeme ile kaplanması,

§ Camlarla ilgili ses yalıtımının yapılması,

§ Kapı ve pencerelerin sık sık yağlanması,

§ Isıtma ve havalandırma sistemlerinin sessiz olarak çalışmasının sağlanması gerekir.

Öğrencilerin birbirlerini ve öğretmeni rahatça görebilecekleri şekilde (U veya yarım daire) oturmaları sağlanmalıdır. Eğer bu oturma düzeni sağlanamıyorsa işitme engelli çocuğun öğretmenini görebileceği, konuşmasını rahatça takip edebileceği bir yere oturtulması gerekir.

Sınıf içindeki ışıklandırma yeterli olmalı ve öğretmenin yüzünü gölgede bırakmamalıdır. Öğrenci öğretmenin yüzünü ve tahtada yazılanları net olarak görebilmelidir.

İşiten öğrenciler, genelde dersin ilk 10 dakikasında %70 oranında dikkatlerini toplayabildikleri hâlde son 10 dakikada bu oranın %20’ye kadar düştüğü bilinmektedir. İşitme engelli öğrenciler, işitemedikleri için dikkatleri çabuk dağılabileceğinden dolayı bu oranların daha düşük olabileceğini söylemek mümkündür. Bu durumda işitme engelli öğrencilerin derse olan ilgilerini canlı tutabilmek, aktif katılımlarını sağlamak etkili ve kalıcı bir öğrenmenin gerçekleşebilmesinde önemlidir. Öğrencilerin en iyi yaparak ve yaşayarak öğrendikleri unutulmamalıdır. Bilgi aktarımlarında yalnızca sözel ifadeler kullanmak yerine, model olma, görsel materyal desteği ile birlikte, işitme engelli çocuk için eğitimsel yaşantı ortamları hazırlanmalıdır. İşitme engelli çocukların yaşayarak, görerek edindiği bu yaşantıya ve uygulamaya yönelik deneyimler, onların kavram ve dil edinimini kolaylaştıracak, öğrenmeyi kalıcı kıldığı gibi eğlenceli bir hâle getirecektir.

Öğretim sürecinde eğitsel değerlendirme, öğretimin planlanması ve uygulamalar sonrasında belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının belirlenmesinde önemli bir yer tutar. Öğretim öncesi eğitsel değerlendirme yapılarak öğrencilerin performans düzeyleri belirlenir. Daha sonra bu değerlendirmeler dikkate alınarak her öğrencinin öncelikli gereksinimleri dikkate alınarak bireyselleştirilmiş eğitim programları hazırlanır. Bu doğrultuda öğretim plânları da hazırlandıktan sonra, öğrencinin performans düzeyine uygun olan basamaktan öğretime başlanır. Öğretimin planlanmasında, uygun eğitim ortamının oluşturulması, kullanılacak materyallerin belirlenmesi, uygun yöntem ve tekniklerin seçilmesi ve ilgili etkinliklere yer verilmesi, eğitim ve öğretimin başarısında önemlidir. Öğrencilere, öğrendikleri bilgileri kullanma ve uygulama olanağı sağlanmasının, öğrenilenlerin kalıcılığında etkili olduğu unutulmamalıdır.

Öğrenme ortamında değişik materyallerin (oyuncaklar, pratik günlük nesneler, doğal malzemeler, artık materyaller vb.) bulunması, öğrencilere kullandıkları ve kullanacakları materyallerin tanıtılması ve öğretimde görsel destek sağlayacak araç ve gerecin (grafik, video, slayt, televizyon, bilgisayar, sıralama kartları, haritalar, resimler vb.) kullanılması, işitme engelli çocukların eğitiminde daha etkili sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. Eğitim ortamlarında öğrenciler bu materyalleri kullanma konusunda teşvik edilmeli, gerçek deneyimlerle öğrenmeleri desteklenmelidir. Çocukların nesneleri tüm duyularıyla araştırmaları, ilişkileri doğrudan deneyim yoluyla keşfetmeleri desteklenmelidir. Bir materyali değişik şekillerde kullanabilme fırsatı, işitme engelli öğrencilerin değişik deneyimler yaşamalarını sağlarken yaratıcılıklarının ve el becerilerinin gelişimine ve yeni kavramlar kazanmalarına olanak sağlayacaktır. Böylece öğrenciler, deneyimlerini kendi sözcükleriyle ifade ederek dili kullanma fırsatı da bulabileceklerdir.

Mümkün olduğu ölçüde model olarak ve tepegöz veya benzeri sunum araç, gereçlerinin kullanımı, işitme engelli çocuğun hem yazılanları okuyup hem de öğretmeni takip etmesini kolaylaştıracaktır. Tepegöz vb. araç ve gerecin bulunmadığı ortamlarda, yapılacak işlerin ana hatlarının, öğrencilerin görebileceği büyüklükte bir fon kartonuna veya tahtaya yazılması işitme engelli çocuk açısından kolaylık sağlayacaktır.

Öğretim sürecinde, öğrencilerin birbirleri ile etkileşime girerek, gerektiğinde birbirlerini model almaları sağlanarak, birlikte çalışabilmeleri için fırsat yaratılması, akran etkileşiminde önemlidir. Farklı seviyedeki öğrencilerin bir araya getirilerek küçük çalışma gruplarının (kümelerinin) oluşturulması da işbirlikçi öğrenmede esastır. İşbirlikçi öğrenme, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin etkin olarak gerçekleşmesine yardımcı bir öğretim stratejisidir.

İşbirlikçi öğrenme ve akran desteği için;

§ Çalışma grupları oluşturulurken farklı özellik ve düzeydeki öğrencilerin bir araya getirilmesine dikkat edilmesi,

§ Gruptaki her çocuğun kendi görevini ve sorumluluğunu bilmesi,

§ Grup çalışmasının sonucunda, her öğrencinin bireysel olarak başarıya ulaşmasının sağlanması,

§ Grup çalışmasında her öğrencinin etkin rol almasının sağlanması,

§ Farklı düzeydeki öğrencilerin yan yana oturmasına dikkat edilmesi gereklidir. Böylece öğrenciler birbirlerine destek olacak, öğretmenin sınıf kontrolü kolaylaşacaktır.

İşitme engelli öğrencilerin sözel yönergeleri yanlış anlaması sık rastlanan bir durumdur. Yönergelerin tahtaya yazılması, yanlış anlamayı önleyecektir. O gün yapılacakların tahtaya ya da bir panoya yazılması da öğrenciye yardımcı olmak açısından yararlı bir yoldur.

Öğrenciler, öğretmeni dinlerken/izlerken aynı anda konuyu tahtadan ya da kitaptan takip edemeyebilirler. Öncelikle öğrencilerin öğretmeni takip etmesi sağlanmalıdır. Kaynaştırma sınıflarında, öğrencinin bir ya da iki arkadaşı, sırayla ders notlarını veya öğretmenin anlattıklarını onunla paylaşması konusunda organize edilebilir.

Dersler işlenirken kullanılan makine türü ders araç gereçlerinden çıkan gürültü öğrencilerin, öğretmenin sesini ayırt etmesini engeller. Ayrıca bu tür cihazların kullanıldığı ortamların karanlık olması öğrencilerin dudaktan okumasını engelleyecektir. Bu nedenle, eğitim ortamlarının düzenlemesinde ve kullanılacak araç gerecin seçiminde, işitme engelli çocukların özelliklerinin dikkate alınması uygun olacaktır.

Yeni bir derse geçildiğinde, derste yapılacakların işitme engelli öğrenciler tarafından daha iyi anlaşılabilmesi için o gün yapılacaklarla ilgili olarak yeni sözcüklerin ve ilgili terimlerin, konunun zorluk derecesine göre tahtaya yazılması yararlı olacaktır.

İşitme engelli öğrenciler, sözcük ve kavram dağarcıklarının yetersizliği nedeniyle öğretmen ifadelerini yalınlaştırmalı, basit ifadeler kullanmalıdır.

Uygun eğitim ve öğretim ortamının hazırlanmasının işitme engelli öğrencilerin eğitiminin kalitesini arttıracağı unutulmamalıdır.

İşitme engelli çocukların eğitiminde;

§ Öğrencilerle konuşurken göz hizasına gelecek şekilde ayakta durun veya oturun.

§ Konuşurken, ders anlatırken sınıfta dolaşmayın.

§ Tahtada yazı yazarken konuşmayın.

§ Yapılacak çalışmalarda öğrenciye model olun

§ Çok yüksek sesle veya fısıldayarak konuşmayın, ses tonunuzun normal olmasına dikkat edin.

§ Konuşurken başka yönlere bakmayın.

§ Konuşurken anlaşılır, kısa cümleler kurun.

§ Konunun açık ve anlaşılır olduğundan emin olun.

§ Konuşurken cümlelerinizi eksik bırakmayın, tamamlayın.

§ Konuştuğunuzda ortamın çok gürültülü olmamasına dikkat edin.

§ Konuşurken ağzınızı elle veya kâğıt gibi herhangi bir şeyle kapatmayın.

§ Konuşurken yüzünüzün öğrencilere dönük olmasına dikkat edin.

§ Öğrencilerle konuşurken aranızdaki mesafenin çok uzak veya çok yakın olmamasına dikkat edin.

§ Işığın yüzünüze doğru gelmesine dikkat edin, karanlık bir ortamda öğrencilerin sizin yüzünüzü görmesi ve anlattıklarınızı takip etmesi zorlaşacaktır.

§ Konuşurken kullandığınız jest ve mimiklerinizin abartılı olmamasına dikkat edin.

§ Konuşurken dikkat dağıtıcı vücut hareketlerinden kaçının.

§ Öğrencilerin her türlü etkinliğe katılımını sağlayın.

§ Günlük programınızı düzenli olarak uygulayın, işitme engelli öğrenciler, gün içerisinde ne yapacaklarını bilirlerse kendilerini daha güvende hissederler.

§ Bazı işitme engelli öğrenciler, garip gelen sesler çıkarabilirler. Kendileri çıkardıkları bu sesleri duymadıkları için farkında değillerdir ve bu sesler rahatsız edici olabilir. Onları uygun bir şekilde ürkütmeden uyararak bu sesleri çıkarmalarına engel olun.

§ İşitme engelli öğrencilere sizi ve arkadaşlarını daha iyi görebilmek ve işitebilmek amacıyla oturdukları yeri değiştirme imkânı sağlayın.

§ Sakin ve sabırlı olun ve öğrencilerinizle kuracağınız iletişimin zaman alacağını unutmayın.

Görme engelli bireylerin çevrelerini algılamaları ve bilgi toplamaları sağlam kalan duyularına dayalı olmaktadır. Görme engelli bireyler dokunma duyularından geniş ölçüde yararlanmaktadırlar. Bu duyunun kullanılması ise bu bireylere uygun özel eğitim yöntemlerine dayalı olarak kazandırılması gerekmektedir. Görme engelli bireylerin çevreyi ve çevredeki uyaranları algılamada önemli olan bir diğer duyum organları işitmedir. İşitme duyusu bu bireylerin sosyal ilişkilerini sürdürmede önemlidir. Eğitim materyallerini ya da model çalışmayı tanımada ses, bu bireyler için vazgeçilmez unsurdur. Aynı derecede model çalışmayı ya da bir objeyi dokundurarak tanımasının sağlanması öğrenmede etkilidir.

Görme engelli bireylerle çalışmalarda sınıf içinde ortam hazırlanırken yer değişikliği olmamasına dikkat edilmelidir.

Görme engeli doğal olarak bağımsız hareketi kısıtlamaktadır. Bunun göz önünde tutularak eğitim programlarında yoğun olarak işlenmesi ve mümkün olduğunca erken yaşlarda başlanması gerekmektedir.

§ Kavramsal gelişimde ya da bilişsel yeteneklerde gecikme gözlenebilir.

§ Özellikle soyut düşünmeyi gerektiren becerilerde daha başarısız olabilirler.

§ Alan kavramını vermek güçtür. Alana ilişkin bilgiler daha çok dokunma duyumu aracılığıyla kazanılmaktadır.

§ Görme yetersizliğinden kaynaklanan eksiklikleri diğer duyu organlarını kullanarak telafi etmeye çalışırlar.

§ Dikkat yoğunlaştırma, ince ayrıntıları fark etme yetenekleri gelişmiştir.

§ Sosyal faaliyetlere ilgilidirler.

§ Bedensel ve zihinsel gelişimlerinde farklılık yoktur.

§ Bağımsız hareket edebilme becerileri sınırlıdır.

Teknoloji ve tasarım için dersinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (dehb) olan çocuklar pozitif öğrenme ortamının oluşturulması, doğru motive edilmesi,ve olumlu benlik algısının geliştirilmesi çok önemlidir. Bununla birlikte eğitim-öğretim sırasında;

§ Sınıfta nefes alma ve gevşeme alıştırmalarının yapılması,

§ Öğrencilerin bireysel ve grup çalışmalarına yönlendirilmesi,

§ Çalışmalar sırasında kısa aralar verilmesi,

§ Sınıftaki uyaranların azaltılması,

§ Sosyal beceri eğitimi yapılması,

§ Dersin yapılandırılması, derste hangi konuların işleneceğinin öğrencilere açıklanması,

§ Sınıf içi etkinliklerin öğretmen tarafından organize edilmesi,

§ Öğretimsel hedefleri gerçekleştirebilecek sınıf düzenlemesinin yapılması,

§ Sınıf kurallarının önceden oluşturulması,

§ Çocuğa uygun öğrenme yönteminin belirlenmesi,

§ Çocuğa uygun öğrenme ortamının oluşturulması,

§ Çocuğun kendi öğrenme motivasyonunun sağlanması,

§ Çocuğun kendi kendine karar verme becerisinin geliştirilmesi,

§ Uygun bir güdüleme ve davranışsal sonuçlar sisteminin geliştirilmesi,

§ Akran desteğinin olması,

§ Fiziksel yakınlık, göz kontağı kurulması ve teşvik edilmesi,

§ Öğretmenin soru-cevap şeklinde, öğrencilerle sürekli iletişim hâlinde olması,

§ Olumlu davranışların ödüllendirilmesi, olumsuz davranışların ise görmezden gelinmesi,

§ Öğrencilerin kendi davranışlarını gözleyebilmesi için “kendini gözleme tekniğinin (dikkat ediyor muyum?)” kullanılması,

§ Her öğrencinin performansını dersin sonunda özetleyerek güçlü ve zayıf yanlarına vurgu yapılması gerekmektedir.

§ Öğrencilerin sessizliği tanımasının sağlanması ve sessizliği aramasına yol açma,

§ Hareket etmeye imkan tanıma,

§ Model olma,

§ Sınıfı stres ortamı olarak görmemesini sağlama,

§ Bireysel eğitim verme,

§ Çalışmalar sırasında öğrencilerin kendi hatalarını kendilerinin bulmasına olanak verilmesi ve olumlu davranışların pekiştirilmesi,

§ Öğrencilerin motivasyonlarını ve ilgilerini desteklemek amacıyla aferin!, harikasın! gibi sözel pekiştireçler ve bazen de bu sözlerin yazılı olduğu çıkartmalar verilerek cesaretlendirilmesi,

§ Etkinliğin sonunda başarma duygusunu hissetmelerinin sağlanması gerekmektedir.

Aile Eğitimi

Ailelerin; çocuğu yetiştirmenin yanı sıra onların yeterlik ve yetersizlikleri ile eğitim ihtiyaçlarını iyi bilen kişiler olabildikleri, eğitim almaları durumunda çocuklarının eğitimine daha etkin ve bilinçli bir biçimde katılabildikleri bilinmektedir.

Çocuğun farklı alanlardaki gelişimini hızlandıracak ortamların düzenlenmesinde ailenin rolü önemlidir.

Aile eğitimi, özel eğitime ihtiyacı olan tüm çocuklar için önemlidir. Çocukların başarıları yalnızca okulda aldıkları eğitime bağlı olmayıp evde aldıkları destek eğitime ve ailelerin eğitime katılımına bağlıdır. Bu bakımdan öğretmen sürekli aile ile iş birliği içinde çalışmalıdır.

Özel Eğitime İhtiyaç Duyulan Öğrencilerin Başarılarının Değerlendirilmesi

(Özel Hizmet Yönetmeliğine Göre)

MADDE 24-(1) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesinde ilgili mevzuatın yanında aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

a) Bulunduğu okulun eğitim programını veya denkliği olan bir programı izleyen öğrencilerin başarıları, devam ettikleri okulun sınıf geçme ve sınavlarla ilgili hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, değerlendirmelerde öğrencilerin BEP’leri dikkate alınır.

b) Bulunduğu okulun eğitim programına denkliği olmayan bir özel eğitim programını izleyen öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesiyle ilgili işlemler, bu Yönetmeliğin 85 inci maddesindeki ilgili hükümlere göre yapılır.

c) Öğrencilerin başarılarının değerlendirmesinde kullanılacak yöntem, teknik, ölçme araçları ve değerlendirme süresi, değerlendirme zamanı, değerlendirme aralıkları, değerlendirmeden sorumlu kişiler ve değerlendirmenin yapılacağı ortam, BEP geliştirme biriminin görüş ve önerileri doğrultusunda belirlenir.

ç) Yazma güçlüğü olan öğrenciler ve özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin değerlendirilmesi sözlü, sözlü ifadede güçlük yaşayan öğrencilerin değerlendirilmesi ise yazılı olarak yapılır. Yazılı ve sözlü ifade etme becerilerinde yetersizliği olan bireyler ise davranışlarının gözlemlenmesi yoluyla değerlendirilir.

d) Yazılı sınavlar öğrencilerin yetersizlik türüne, eğitim performanslarına ve gelişim özelliklerine göre çeşitlendirilir. Sınavlar kısa cevaplı ve az sorulu olarak düzenlenir.

e) Öğrenciler, yetersizliklerinden kaynaklanan güçlüklerini gidermek amacıyla sınavlarda uygun araç-gereç, cihaz ve yöntemlerden yararlandırılır. İhtiyacı olan bireyler için yazılı sınavlarda refakat etmek üzere bir öğretmen görevlendirilir.

f) Görme yetersizliği olan öğrencilerin yazılı sınavlarda Braille yazı olarak verdiği cevaplar sınavdan hemen sonra öğretmenin öğrenciye okutmasıyla değerlendirilir. Bu öğrenciler, çizimli ve şekilli sorulardan muaf tutulurlar. Az gören öğrenciler için sınav soruları kalın ve büyük puntolu hazırlanır.

g) İşitme yetersizliği olan öğrenciler ilköğretim ve ortaöğretimde, istekleri doğrultusunda yabancı dil programlarındaki bazı bilgi ve becerilerin öğretiminden veya dersin tamamından muaf tutulurlar.

ğ) Zihinsel yetersizliği olan öğrenciler; dikkat, bellekte tutma ve hatırlama güçlükleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla değerlendirilirler.

h) Otistik bireyler ile duygusal ve davranış bozukluğu olan öğrencilerin değerlendirilmesi, iletişim özellikleri ile sosyal-duygusal hazır bulunuşlukları dikkate alınarak yapılır.

ı) Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrencilerin değerlendirilmesi, bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa süreli sınavlarla yapılır.

i) Kas ve sinir sistemi bozukluklarına bağlı motor becerilerde yetersizliği olan öğrenciler motor beceri gerektiren derslerin uygulamalı bölümlerinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar.

teknolojitasarim.com